Kısa cevap
Ana sözleşme şirketin kanuna karşı yüzü, ortaklık sözleşmesi ise ortakların birbirine karşı yüzüdür. Pay devri kısıtlamaları, ayrılma hâlinde payın nasıl değerleneceği, rekabet etmeme taahhüdü, kâr dağıtım politikası ve iki eşit ortağın anlaşamaması hâlinde uygulanacak kilitlenme çözümü ancak bu ikinci belgede yazar. Yazılması için en doğru zaman, kimsenin sayısal üstünlüğü olmadığı kuruluş anıdır.
Şirket kuruluşu genellikle hızlı ilerler: ana sözleşme örneği doldurulur, sicilde tescil yapılır, faaliyete başlanır. Bu aşamada kimse ortaklardan birinin üç yıl sonra ayrılmak isteyeceğini, bir diğerinin payını rakip bir şirkete satacağını ya da şirkete koyacağı sermayeyi getirmeyeceğini düşünmez. Ortaklık sözleşmesi tam olarak bu ihtimaller için yazılır.
Ana sözleşme neden yetmez?
Ana sözleşme, ticaret siciline tescil edilen ve herkese açık olan kurucu belgedir; kapsamı kanunun izin verdiği konularla sınırlıdır. Ortaklar arasındaki ilişkinin ayrıntısı — kimin ne kadar süre şirkette çalışacağı, kâr dağıtım politikası, ayrılma hâlinde payın nasıl değerleneceği — ana sözleşmeye yazılmaz veya yazılması pratik değildir. Bu ayrıntılar ayrı bir ortaklık sözleşmesinde düzenlenir.
Sözleşmede mutlaka bulunması gerekenler
- Pay devri kısıtlamaları: önalım hakkı, birlikte satma hakkı ve sürükleme hakkı.
- Ayrılma ve çıkarma hâlleri ile pay değerinin hangi yöntemle hesaplanacağı.
- Ortakların şirkette çalışma yükümlülüğü ve rekabet etmeme taahhüdü.
- Kâr dağıtım politikası ve yeniden yatırım kararlarının nasıl alınacağı.
- Kilitlenme (deadlock) hâlinde uygulanacak çözüm mekanizması.
- Uyuşmazlıkların çözüm yeri: mahkeme mi, tahkim mi?
Kilitlenme: yüzde ellilik ortaklıkların sessiz riski
İki ortaklı ve payları eşit şirketlerde ortaklar anlaşamadığında genel kurul karar alamaz; şirket fiilen işlemez hâle gelir. Bu durumda tek çıkış yolu çoğu zaman şirketin feshi davasıdır ve bu dava yıllar sürer. Oysa sözleşmeye konulacak basit bir mekanizma — örneğin taraflardan birinin belirlediği fiyattan diğerinin alma ya da satma zorunda kalması — sorunu haftalar içinde çözer.
Ne zaman yazılmalı?
En doğru zaman kuruluş anıdır; çünkü o aşamada henüz kimsenin sayısal bir avantajı yoktur ve taraflar iyi niyetlidir. Uyuşmazlık doğduktan sonra ortaklık sözleşmesi müzakere etmek neredeyse imkânsızdır. Mevcut şirketlerde ise, ilk fırsatta — örneğin sermaye artırımı veya yeni ortak alımı sırasında — bu metnin masaya konulması gerekir.
Ortaklık sözleşmesi bir güvensizlik belgesi değildir. Aksine, ilişkinin en iyi olduğu anda kurulan ve zor günlerde tarafları koruyan bir çerçevedir.
Dayanak mevzuat
- 016102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.339 — anonim şirket esas sözleşmesi
- 026102 sayılı TTK m.493 — pay devrinin sınırlandırılması
- 036102 sayılı TTK m.531 — haklı sebeple fesih
- 046102 sayılı TTK m.575 ve m.638 — limited şirkette pay devri, çıkma ve çıkarılma
Yazan: Av. Ali Kaan KILIÇOĞLU · 9 Nisan 2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Yazının okunması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihat değişebileceğinden, yayım tarihini dikkate alınız.
Tüm yazılar