Kısa cevap
İşe iade davasında birbirini izleyen iki katı süre vardır: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalı, arabuluculuk anlaşmazlıkla sonuçlanırsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Her iki süre de hak düşürücüdür; kaçırıldığında dava esasa girilmeden reddedilir ve hâkim bu süreleri kendiliğinden gözetir.
İş güvencesi hükümlerinden yararlanan bir çalışan işten çıkarıldığında, feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iadesini talep edebilir. Bu hakkın kullanımı, İş Kanunu'nda birbirini izleyen iki katı süreye bağlanmıştır ve bu sürelerin kaçırılması hakkın tamamen kaybına yol açar.
Birinci süre: bir ay içinde arabulucuya başvuru
Fesih bildiriminin çalışana tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bu bir dava şartıdır: arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan açılan işe iade davası, esasa girilmeden usulden reddedilir. Sürenin başlangıcı fesih bildiriminin yapıldığı gün değil, çalışana ulaştığı gündür; bu ayrım özellikle posta veya noter yoluyla yapılan fesihlerde önem taşır.
İkinci süre: iki hafta içinde dava
Arabuluculuk görüşmesi anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Uygulamada en sık yapılan hata, arabuluculuk sürecinin sona ermesinden sonra dosyanın rafa kaldırılması ve bu iki haftalık sürenin fark edilmeden geçmesidir.
Her iki süre de hak düşürücü niteliktedir. Hâkim bu süreleri kendiliğinden gözetir; karşı tarafın itiraz etmesine gerek yoktur.
Kimler işe iade davası açabilir?
- İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıyor olmalıdır.
- Çalışanın en az altı aylık kıdemi bulunmalıdır (yer altı işlerinde bu şart aranmaz).
- İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.
- Fesih, işveren tarafından yapılmış olmalıdır.
- Çalışan, işveren vekili niteliğinde bir konumda bulunmamalıdır.
Feshin geçerli sebebe dayandığını kim ispatlar?
İspat yükü işverendedir. İşveren, feshin işletmenin gereklerinden veya çalışanın yetersizliğinden ya da davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayandığını ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle işveren tarafında savunma alınması, yazılı uyarıların dosyalanması ve fesih bildiriminde sebebin açık ve kesin biçimde gösterilmesi belirleyicidir.
Dava kazanılırsa ne olur?
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse, çalışanın kesinleşen kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurarak işe başlama talebinde bulunması gerekir. İşveren bir ay içinde işe başlatmazsa, mahkemenin belirlediği işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ödenir. Bu son adımın atlanması, kazanılmış bir davanın sonuçsuz kalmasına yol açar.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Somut durumunuzun değerlendirilmesi için fesih bildirimi, iş sözleşmesi ve bordrolarınızla birlikte bir avukata başvurmanız gerekir.
Dayanak mevzuat
- 014857 sayılı İş Kanunu m.18–21 — feshin geçerli sebebe dayandırılması ve işe iade
- 027036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 — dava şartı olarak arabuluculuk
- 034857 sayılı İş Kanunu m.20 — ispat yükü
Yazan: Av. Atakan DEMİRKAN · 18 Ağustos 2026
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Yazının okunması avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihat değişebileceğinden, yayım tarihini dikkate alınız.
Tüm yazılar